Manisa’nın Turgutlu ilçesinde okul yakınında yaşanan silahlı saldırının ardından BGYC Başkanı Semra Aman Akyürek, hem medya kuruluşlarına hem de topluma seslendi. Akyürek, özellikle çocukların söz konusu olduğu olaylarda teyitsiz bilgi, şiddet görüntüleri ve korkuyu büyüten paylaşımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.
“Çocukların Güvenliği Hepimizin Ortak Meselesi”
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir okulun yakınında meydana gelen silahlı saldırının ardından Balıkesir Gazeteciler ve Yazarlar Cemiyeti (BGYC) Başkanı Semra Aman Akyürek, medya kuruluşları ve topluma sağduyu çağrısında bulundu.
Akyürek, yaşanan olayın yalnızca bir güvenlik vakası olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, çocukların güvenliği, şiddetin toplumdaki görünürlüğü ve medyanın kullandığı dil konusunda herkesin sorumluluk taşıdığına dikkat çekti.
Manisa Valiliğinin ilk açıklamasında, olaydan 8 kişinin etkilendiği, yaralıların sağlık kuruluşlarına sevk edildiği ve silahla ateş ettiği değerlendirilen şüphelinin güvenlik güçlerince yakalanarak gözaltına alındığı bildirildi.
“Haber Verirken Yeni Yaralar Açmamalıyız”
Özellikle çocukların bulunduğu olaylarda gazeteciliğin yalnızca bilgiyi en hızlı şekilde aktarmaktan ibaret olmadığını belirten Akyürek, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Manisa’da yaşanan olay hepimizi derinden üzdü. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyorum. Böyle dönemlerde gazeteciliğin sorumluluğu daha da büyüyor. Haber verirken yeni yaralar açmamalı, çocuklarımızın mahremiyetini ve toplumun ruh sağlığını gözetmeliyiz. Doğrulanmamış bilgileri, şiddeti büyüten görüntüleri ve korkuyu besleyen ifadeleri paylaşmaktan kaçınmalıyız.”
Medyaya Mesaj: “İlk Olmaktan Önce Doğru Olalım”
Akyürek, dijital yayıncılık ve sosyal medya nedeniyle haberlerin saniyeler içerisinde milyonlarca kişiye ulaşabildiğine dikkat çekerek, hız ile doğruluk arasındaki dengenin kaybedilmemesi gerektiğini söyledi.
“Bugün birkaç saniyelik bir görüntü ya da doğrulanmamış tek bir cümle çok geniş kitlelere ulaşabiliyor. Biz gazetecilerin görevi paniği büyütmek değil, kamuoyunu doğru bilgilendirmektir. İlk veren olmak için değil, doğru veren olmak için yarışmalıyız. Özellikle çocukların yüzlerini, kimliklerini ve onları yeniden travmatize edebilecek görüntüleri korumak mesleki olduğu kadar insani bir sorumluluktur.”
Akyürek ayrıca saldırının yöntemini öne çıkaran, şiddeti olağanlaştırabilecek veya şüpheliyi gereğinden fazla görünür kılabilecek yayın anlayışından uzak durulması gerektiğini ifade etti.
“Sosyal Medyada Her Kullanıcı Artık Bir Yayıncı Gibi”
Çağrısının yalnızca gazetecilere yönelik olmadığının altını çizen BGYC Başkanı Semra Aman Akyürek, sosyal medya kullanıcılarının da bilgi paylaşırken aynı hassasiyeti göstermesi gerektiğini söyledi:
“Artık elinde telefon bulunan herkes bir bilgiyi binlerce kişiye ulaştırabiliyor. Bu nedenle sorumluluk sadece gazetecilerin omuzlarında değil. Kaynağı belli olmayan bir bilgiyi paylaşmamak, çocukların görüntülerini yaymamak ve korkuyu artıracak söylentilere ortak olmamak da toplumsal sorumluluğumuzun bir parçası.”
“Şiddetin Sıradanlaşmasına İzin Vermemeliyiz”
Okulların çocukların kendilerini güvende hissetmesi gereken alanların başında geldiğini belirten Akyürek, ailelerden eğitim camiasına, kamu kurumlarından medyaya kadar geniş bir toplumsal sorumluluk bulunduğunu vurguladı.
Akyürek açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Bir çocuğun okula giderken korkması kabul edebileceğimiz bir durum değil. Şiddetin gündelik hayatın olağan bir parçası gibi algılanmasına izin vermemeliyiz. Öfkeyi değil sağduyuyu, söylentiyi değil doğrulanmış bilgiyi, şiddetin görüntülerini değil çocuklarımızın güvenliğini öne çıkarmalıyız. Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar, ailelerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Çocuklarımızı korumak hepimizin ortak sorumluluğudur.”
Olayla ilgili adli ve idari soruşturma sürerken, gelişmeler konusunda yetkili makamların açıklamalarının esas alınması önem taşıyor.









