Geceleri farkında olmadan diş sıkma (bruksizm), sabahları şakak bölgesinde uyanılan zonklayıcı baş ağrısı ve omuz-boyun hattındaki ağırlık hissi… Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilay Dinçer, kronikleşen baş ve boyun ağrılarının arkasında çoğu zaman gözden kaçan çene eklemi (temporomandibüler eklem) rahatsızlıklarının yatabileceği konusunda uyarılarda bulundu.
Günlük yaşamın getirdiği stres, yoğun tempo ve duruş bozuklukları, toplumda fark edilmeden gelişen çene eklemi problemlerini tetikliyor. Çene eklemi üzerine önemli kitap ve bilimsel araştırmalara imza atan Prof. Dr. Nilay Dinçer, hastaların uzun süre çare aradığı kronik ağrılarda çene bölgesinin mutlaka multidisipliner bir yaklaşımla incelenmesi gerektiğine işaret etti.
Şakaklarda Baskı ve Kulak Çevresi Ağrılarına Dikkat!
Temporomandibüler eklemin vücuttaki en karmaşık ve en hareketli eklemlerden biri olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Nilay Dinçer, rahatsızlığın belirtilerinin çoğu zaman diğer hastalıklarla karıştırılabildiğini aktardı:
“Hastalarımız çoğu zaman şakaklarında yoğunlaşan migren benzeri baş ağrıları, kulak içine vuran sızılar veya boyundaki tutulmalar sebebiyle farklı uzmanlık dallarına başvurabiliyor. Kimi zaman diş hekimine, kimi zaman kulak burun boğaz uzmanına giden vatandaşlarımız, ağrının kaynağını netleştirmekte güçlük çekebiliyor. Özellikle gece ya da gündüz diş sıkma alışkanlığı olan bireylerde, çiğneme kaslarındaki aşırı spazm boyun ve baş bölgesine yayılır. Uzun süren ve kaynağı tam olarak saptanamayan ağrılarda çene eklemi muayenesi hayati önem taşır.”

Prof. Dr. Nilay Dinçer, çene eklemi rahatsızlıkları üzerine kaleme aldığı bilimsel eserleriyle bu alandaki güncel teşhis ve tedavi protokollerini hekimlerle ve kamuoyuyla paylaşıyor.
“Tedaviyi Her Hastanın Muayene Bulgusuna Göre Özel Planlıyoruz”
Çene eklemi sorunlarında standart tek tip bir tedavinin bulunmadığını, her hastanın eklem yapısı, diş dizilimi ve kas gerginliği düzeyine göre kişiselleştirilmiş bir yol haritası çizdiklerini belirten Dinçer, klinikte uygulanan basamakları şöyle özetledi:
- Kişiye Özel Egzersizler: Çiğneme kaslarını gevşeten, eklem hareket açıklığını artıran ve çene postürünü düzelten rehabilite edici egzersizler ilk adım olarak uygulanıyor.
- Fizik Tedavi Modaliteleri: Kas spazmını ve eklem içi yangıyı azaltmak amacıyla modern fizik tedavi cihazlarından ve ısı uygulamalarından faydalanılıyor.
- Kuru İğneleme (Dry Needling): Çene, şakak ve boyun kaslarındaki tetik noktaları (kulunçları) açarak gerginliği hızla çözen kuru iğneleme tekniği, uygun hastalarda başarılı sonuçlar veriyor.
- Eklem İçi Enjeksiyonlar: İleri derecede aşınma ve eklem içi sıvı kaybı yaşanan olgularda koruyucu ve yenileyici eklem içi enjeksiyon alternatifleri değerlendiriliyor.
“Botulinum Toksin (Botoks) İlk Seçenek Değildir”
Son dönemde diş sıkma ve çene ağrılarında popüler hale gelen botulinum toksin (masseter botoksu) uygulamalarına da değinen Prof. Dr. Nilay Dinçer, bu yöntemin her hastada gelişi güzel bir ilk tercih olmaması gerektiğinin altını çizdi:

Prof. Dr. Nilay Dinçer: “Çene eklemi tedavisinde kalıcı başarı, doğru teşhis ve doğru tedavi basamaklarının sırasıyla uygulanmasıyla mümkündür.”
“Botulinum toksin uygulaması son derece etkili bir yöntem olmakla birlikte, her hastanın ilk aşamada botoksa ihtiyacı yoktur. Hastanın detaylı fizik muayenesi yapılmadan, ağrının gerçek sebebi saptanmadan doğrudan enjeksiyona başvurulmasını doğru bulmuyoruz. Öncelikle kasın biyomekaniği düzeltilmeli, egzersiz ve konservatif fizik tedavi yaklaşımları denenmelidir. Şayet hastanın kas hipertrofisi çok dirençliyse ve diğer tedavilerden yeterli yanıt alınamadıysa, botulinum toksin hedefe yönelik olarak planlanmalıdır.”
Vatandaşlara Altın Değerinde Tavsiyeler
Prof. Dr. Nilay Dinçer, çene sağlığını korumak ve eklem deformasyonlarının önüne geçmek isteyen vatandaşlar için şu önerilerde bulundu:
- Gün içinde dişlerin birbiriyle temas etmediğinden emin olun; dudaklar kapalı, dişler hafif aralık olmalı ve dil damağa yaslanmalıdır.
- Sert kabuklu gıdaları dişlerle kırmaktan, uzun süre sakız çiğnemekten ve tırnak yeme gibi alışkanlıklardan kaçının.
- Telefonla konuşurken cihazı omuz ile çene arasına sıkıştırma gibi duruş bozukluklarına son verin.
- Sabahları ağız açmada kısıtlılık, çeneden ‘klik’ veya sürtünme sesi gelmesi ya da nedeni bulunamayan baş-boyun ağrılarında vakit kaybetmeden bir Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon uzmanına başvurun.
